Naif Maskeler Altına Gizlenen Faşistik Unsurlar

Daha önce, Faşizmin 14 Belirtisi yazısında Lawrence Britt’in faşizm hakkındaki görüşlerine yorumlar yapmıştık. Bu yazıda, faşizm üzerine daha belirgin, “özgün” görüşlerimizi dile getireceğiz. Okumaya devam et

Reklamlar
etik, metafizik, psikoloji, siyaset felsefesi, teoloji içinde yayınlandı | , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Somut Düşünmek -2: Atıf Yapma Üzerine

Bir önceki yazıda, “somut düşünme” nin özgür felsefi düşünme için neden gerekli bir “yöntem” olduğuna dair genel bir önerme verilerek, bir kavram çerçevesi oluşturulmaya çalışılmıştı. (Giriş niteliğinde)
Bu yazıda, somut düşünme ve atıf yapma üzerine açılımlar yaparak devam edelim…
Tarihin karanlık, tozlu sayfalarında nice devrimci düşünür, felsefeci adları sanları dahi duyulmadan yatıyor olabilir. Öncelikle bunları anarak başlayalım. Kapitalizme ve onun özellikle son yüzyıldaki “popülist” medya kültürü yok iken dahi, tarihin hemen her döneminde insanlar arasında haksız, adaletsiz yargılamalar, putlaştırmalar, kutsallaştırmalar, tapınmalar, çeşitli fetişler hep olagelmiştir. İşte, baskılar, zulümler, hayat mücadeleleri ve benzeri faktörler bu tür insanların, tarihte hiç yokmuşçasına yaşayıp geçmeleri sonucunu doğurmuştur.
Okumaya devam et

epistemoloji, mantık, metafizik, teoloji, yöntem içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Sikkofield’ De “Din” Kavramı Yanılgısı Veya Yanıltması

Aslında, herhangi bir dinin kendi iç meselelerinin tartışılması anlamsızdır; çünkü zaten herhangi bir dine inanan ya da (en azından) inandığını söyleyen bir kişi o dini tüm inanç sistemleriyle; ritüelleriyle, evren ve insan, tanrı anlayışları ile kabul etmiş demektir ve dinlerin değişmez (değişmemesi beklenen!) bu yapıları nedeni ile tartışmanın çok büyük bir anlamı yoktur; çünkü yeni fikir veya uzlaşıların ortaya çıkamayacağı açıktır. Ya değilse; ya bir kişi inandığını iddia ettiği dinden çıkmalıdır ya da karşıt görüşteki kişi bu dine girmelidir ya da her iki taraf ya da taraflardan biri kendi savunduklarını sakız gibi sündürüp kendince (sözde) yorumlamalıdır!
Okumaya devam et

eleştirel okumalar, felsefi eleştiriler, metafizik, teoloji içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın